BALTALİMANI HASTANESİ VE SSK LI HASTALAR
Sağlık Bakanlığına bağlı İstanbul Baltalimanı Metin Sabancı
Kemik hastalıkları eğitim ve Araştırma Hastanesinin ilginç bir
öyküsü var…
1944 yılında Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesi olarak faaliyete
geçen hastane, “Ortopedi” alanında başarılı çalışmalarını
sürdürürken, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında da “Verem
Savaşı”nda, insan sağlığının korunmasında büyük katkıları
olmuştur.
Ancak ne acıdır ki, 1990’lı yıllardan itibaren fiziki alt yapısı
ile teknik donanımının yenilenememesi ve bilimsel gelişmelere
ayak uyduramaması ile başlayan çöküş, 60 yıllık hastaneyi adeta
acınacak bir hale getirdi…
Bu kötü gidişat üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından mercek
altına alınan hastane, 21 Aralık 2001 tarihinde özel dal eğitim
hastanesi statüsüne geçirilerek, ülkemizin “Ortopedi ve
Travmatoloji” alanında ilk ve tek özel dal eğitim hastanesi
kimliğine kavuşturuldu.
Sağlık Bakanlığı’nın büyük yatırımları ve rahmetli Sakıp
Sabancı’nın maddi ve manevi desteği ile son üç yılda köklü bir
yenilenme sürecine giren hastanenin bugünkü geldiği nokta
insanlarımızı mutlu ediyor…
Geçenlerde yolum bu hastaneye düştü. Hastanelerin eski halini
iyi bilen biri olarak, gördüğüm yenilikler karşısında hayran
kaldım desem yeridir…
Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Vedat Şahin ile yeniden yapılan ve
yenilenen birimleri tek tek gezdim. Bu arada, Vedat Hocanın ve
İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nün, hastanenin bu günlere gelmesinde
önemli rolünün bulunduğunu belirtmek isterim.
Hastanenin harabe yerleri modern mekânlar haline getirilmiş.
Acil ve poliklinik birimlerini gezerken “İşte insana böyle değer
verilmeli” dedim…
Karışıklık ve izdiham yok. İnsanlar numaratörlerden sıra
numarasını alıp, oturdukları koltuktan, muayene sırasını
kendisine gelmesini bekliyor…
Denize nazır özel hasta odalarının konforu beş yıldız otelden
farksız. 144 hasta yatağının bulunduğu hastane, tam kapasiteyle
çalışıyor. Otomasyona geçmek için harıl harıl çalışılıyor. İşte,
o zaman işler daha süratli olacak.
Baltalimanı Kemik Hastanesi, ağırlıklı olarak Ortopedi ve
Travmatoloji alanında hizmet vermesine karşın, Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon, İç Hastalıkları, Beyin Cerrahisi, Genel Cerrahi,
Psikiyatri, Dermatoloji, Anestezi ve Reanimasyon ve Diyet
poliklinikleri de halkımızın hizmetine sunulmuş…
Buraya müracaat eden hastaların yüzde 50’sinin SSK’lı olduğunu
öğrendim. Sağlık Bakanlığı’nın hastaneleri kapılarını iyi ki
sigortalı hastalara açtı. Sigortalı hasta artık, aynı gün
muayenesini ve gerekli tahlil ve tetkikleri yaptırabiliyor…
Oysa SSK hastanelerinde bir sigortalı hastanın aynı gün
muayenesini olup, röntgen filmini çektirmesi imkânsızdı. Acil
ultrason tetkiklerine bile bir yıl sonrasına gün verilmekteydi.
Çocuklarımız ve yaşlı insanlarımız SSK kapılarında sürüm sürüm
sürünüyordu… Bu acı gerçeklere rağmen, sendikalar SSK
hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesine şiddetle karşı
çıkıyor. Böyle bir mantığı anlamak mümkün değil!